Kişisel Koruyucu Donanım

Kişisel Koruyucu Donanım

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) , bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmak için kişilerce giyilmek, takılmak veya taşımak amacıyla tasarlanmış herhangi bir cihaz, alet veya malzemedir.

İş hayatında kkd sağlamak ile yükümlü taraf işverendir. İşveren kkd’leri çalışanlarına ücretsiz olarak verir ve çalışanların üzerine zimmetlenir. Zimmet evrakları dosyalara konularak kayıtlar saklanılır. İleride herhangi bir meslek hastalığıyla karşı karşıya gelindiğinde geçmiş kayıtlarına bakıldığında her iki taraf içinde önemlidir. Çalışanlardan beklenen üzerine zimmetli kkd’leri kişisel temizlik ve sağlık bilgisi kurallarına uygun bir şekilde kullanıp, mesai saatleri bitiminde de kurallara uygun olarak belirli bir alanda diğer kullanacağı zamana kadar saklamak ile yükümlüdür.

KKD seçiminde örneğin herhangi bir kulaklık alalım diyerek hareket etmek bizleri etkili bir sonuca götürmez. Alınacak kkd vücutta hangi bölge için olduğu kararı verildikten sonra hangi standartlar içerisinde seçim yapılması için İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) sitesinden yararlanılabilir. Hangi KKD alınacağı, hangi standartlara uyulması gerektiği, hangi iş kolu için hangi KKD kullanılması gerektiği konusunda yardımcı olacaktır. KKD seçiminden sonra Oltam ölçümlerine göre hareket edilir. Ortam ölçümleri sonucu seçilmesi gereken kulaklığın kaç dB aralığına ses şiddetini düşürmesi gerektiğine karar verilir. Buradan hareket ile temin edildikten sonra çalışanlara zimmetlenmesi gerekir.

KKD kullanımı unutmamak gerekiyor ki iş kazalarını ve meslek hastalıklarının oluşumunun ve sonuçlarının yarattığı etkilerin şiddetini belirlemede büyük bir etkendir.

Korona Sürecinde Çalışma Hayatında Aidiyet

Korona Sürecinde Çalışma Hayatında Aidiyet

Dünyamız birçok değişiklik ile karşılaşıp bu değişiklikleri sindirip uygulamaya koyarken bu sürecin elbette iş hayatına da birçok açıdan yansımaları oldu. Bu yansımalar kişilerin bakış açılarına göre olumlu yâda olumsuz olarak genelde açık bir şekilde görülmeye başladı ve görülmeye devam edecek.

Kişiler durmayı anda yaşamayı en önemlisi bu süreçten önce, öneminin farkında olmadığı birçok konunun ne kadar önemli olduğunu görmeye başladık. İş hayatında yönetim ve çalışma açısında birçok farklılık yenilik ortaya çıktı. Bu değişikliklerin bazıları belki de teknolojinin iş hayatına etkisi artıkça zamanla görebileceğimiz değişikliklerin bu süreçte öğrenilip entegre edilmesiyle kullanılmaya başladı.

İş hayatında birçok açıdan ele alırken bazı konularda hem işveren hem çalışan birbirlerine karşı birçok konuda farkında yâda olmadan test ediliyor. Aidiyet duygusu sosyal hayatta bile bazen zor bir sınav olarak karşımıza çıkarken iş hayatında birçok parametre ile dengede tutma çabası verdiğimiz bir konudur. Bu süreçte kısa çalışma ödeneği, izin süreçleri uygulamalara girdiğinde çalışanlar işverenlerinden maddi olarak, kişisel koruyucu donanım temini ve kullanımı gibi kendilerini maddi manevi ne kadar güvenli bir ortam sağlandığını sorguladılar. Yasal yaptırımlar dışında işveren gerçekten çalışanına bu dönemde neler sağladığı ve nasıl davrandığı önemli bir etken oldu. İşverenler açısından maddi manevi zor bir süreçten geçerken çalışanlarının sağlık sorunları yoksa yaptıkları işlere ne kadar kendilerini adadıkları yâda işverenlerine olan güvenlerini bazı şekilde ifade edip etmediklerine önem verdiler. Bu karşılıklı olarak gösterilen hoşgörü bazen içinde bulunan durum için en pozitif bakış açısıyla bakılması birbirlerine karşı olan aidiyet duygusunu pekiştirdiler.

İnsanlık zor bir süreç yaşarken çalışma hayatına elbette etkileri oldu ve olacak ama önemli olan bu sürecin nasıl yönetilip bir adım sonraya geçtiğimizde daha emin adımlar ile ilerleyebilecek gücü kendimizde bulmak olacaktır.

Sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler…

Kitap Tavsiyesi : Masal Terapi

Kitap Tavsiyesi : Masal Terapi

Maddi ve manevi zor günler geçirdiğimiz bu günlerde kısa bir süre sonra tekrardan merhaba Geçirdiğimiz bu zorlu süreçte hepimiz farklı özelliklerimizi keşif ederken bedenimiz gibi ruhumuzu da dinlendirmemiz gerektiğini öğreniyoruz.

Ruhumuzu beslemek için birçok farklı yola başvurulurken çocukluk enerjimizi ve masalları hayatımıza tekrar dahil etmek çok dinlendirici bir yol. Kitaplığa göz atarken bu dönem de yardımcı olacağı için tekrar okuyup okuduklarımdan yeni öğretiler çıkarabileceğimi düşünmüştüm ve yanılmadığımı gördüm. Kitabı okumaya başladığınızda her gün bir veya iki masal okuyup yanınızda bulundurduğunuz deftere okuduğunuz ve sizin için değerli olan kısımları not ederek ilerlemeniz daha kalıcı olacaktır. Kitap 54 masaldan oluşuyor ve her masaldan sonra aklınızda kalıcılığını arttırıp hayatınızda bu ana fikre uygun sorular kısmı bulunuyor. Bazen hayatınızda bu soruların cevabını ararken görmediğiniz ya da görmek istemediğiniz cevaplar ile karşılaşarak kendinize farklı yararlar da sağlıyorsunuz. Sadece öğüt almak yerine her masal farkındalığınızı arttırıp ruhunuzu beslerken biraz daha sizi özgürleştiriyor. Masallar aynı anda hayatın birçok yerine dokunduğu için bazı masallar belirli zaman geçtikten sonra tekrar okunup tekrar düşünmeye okuyucuyu sürüklüyor. Kitabı bitirdikten sonra bazı kitaplar için hayatımızda rehber kitaptır ve başucumuzdan ayırmayız. Üzerine çok düşündüğümüz bir konuda sorumuzu içimizden geçirdikten sonra rastgele bir sayfa açıp o masalı baştan sona okumalıyız. İnanarak bu eylemi gerçekleştirdiğimizden belki de çocuk ruhumuz tekrar masallara inanmayı hatırlar.

Şimdiden okumak isteyenler için keyifli okumalar…

Yazar : JUDITH MALIKA LIBERMAN

Sayfa Sayısı:288

Dili:Türkçe

Yayınevi: Doğan Novus

İlk Yayın Tarihi:2015

Eğitim Günlükleri

Eğitim Günlükleri

Hayat sona erdiği ana kadar öğrenme ve eğitim süreci biz farkında olalım ya da olmayalım devam ediyor.Eğitimlerden genelde cebimizde ve aklımızda kalan bilgileri hayatımızın bir alanında kullanılıyoruz.Hiç kullanılması bile yeni bir bilgiyi öğrenmenin mutluluğu bizeartı olarak kalıyor.

Bizim konumuz ise firmalarda gerçekleşen bazen de kağıt üzerinde yapıldığı belirtilen eğitimler. Her ne kadar görülmesi bile eğitimlerden önce süreç hazırlık ile başlıyor. Çalıştığınız firmanın eğitim planına uygun tarih seçiliyor, sunumlar, testlerve eğitim alanı hazırlanıyor. Eğitim konusuna uygun ilgi çekecek video ve karikatürler ile sunum destekleniyor. Eğiticinin yaşadıkları başta gerginlik ve kendi kendine nasıl olacak acaba bu eğitim gibi sorulara cevap verirken eğitim salonunda artan katılımcı sayısını gördükçe gerginlik yavaş yavaş yerini rahatlığa bırakıyor. Eğitim sürecinde salonda gezildikçe dinleyen kişi sayısı artıyor. Tek bir yerde sabit gibi aynı ses tonu ile eğitimi sunmak birçok kişiye sıkıcı geliyor. Eğitim yapılırken mimik el kol hareketleri ve eğitime katılanlar ile göz teması kurmaya çalışmak da eğitimi sıkıcılıktan kurtarıyor.

Eğitimlerde birçok dinleyici modeli ile de karşılaşıyoruz. Bazı yüzlerde yine mi bu eğitimlere geldik diye okunurken bazı yüzlerde ise bu çalışma yoğunluğun arasında biraz nefes alma fırsatımız oldu diye okunuyor.Bazı yüzlerde acaba ne öğreneceğiz derken bazı yüzlerde göz kapakları yer çekimine karşı koyamıyor. Bazı yüzlerde biz bunları biliyoruz ve iş hayatında kullanıyoruz zaten derken bazı yüzler de ise eğitimi dinleyip eğitim bitince geri bildirim de bulunayım diye hazırlık yapıyor.

Bir Garip Mülakat Hikâyesi

Bir Garip Mülakat Hikâyesi

Mülakat sürecinin yönetim tarzı, aday da değişik izlenimler kalmasına neden olabiliyor. Adayda kalan izlenimler bazı firma için önemsiz olsa da iyi tecrübelerde kötü tecrübelerde insanların hayatında unutulmuyor. Unutulmadıkları gibi birçok konuşmada da bu tecrübelere değiniliyor.

Her firmada insan kaynakları departmanı olmak zorunda değil ama mülakat sürecinde biraz daha titiz davranmak gerekiyor. Bu arada her insan kaynakları departmanı olan firma da mükemmel demiyorum, bölüm olmayıp yöneticinin bakış açısı ile sürecin yönetimini kolaylaştıran firmalar da bulunuyor. Her mülakat süreci gibi aday başvuruyu yapıyor telefon ile adaya dönüş yapıldığında bu hafta Cuma günü içerisinde mesai saatlerimiz için de buyurun yöneticimiz burada deniyor. Süreç randevu saati olmasa da gayet normal ilerliyor. İş yerinin bekleme alanında haber verilmek için gidildiğinde sizi biz mi aramıştık yoksa özgeçmiş doldurmaya mı geldiniz sorusunun normalliği bence biraz düşündürüyor. Adaylar arandığında gün içinde beklenen adaylar belirleniyor diye hatırlıyorum. Yönetici bekleme süreci başlanıyor ve kapının önünde tokalaşmaktan vazgeçtim hoş geldiniz demeden eline özgeçmişi alan yetkili sorular sormaya başlıyor. Başka bir yetkili kişi gelip özgeçmişi eline alıp başka sormaya başlıyor. Daha sonradan anladığımız ilk gelen yetkili işe alımlar ile daha sonra gelen yetkili kişi ise kendi departmanında çalışacak personel alınacağı için sorular soruyormuş. Birden fazla yönetici olabilir ama birbirlerinden habersiz ilerletilebilecekleri bir olay değil. En komiği de bekleme salonunun boş olmamasına rağmen bu sürecin ayak üstü ilerliyor olması. Herhalde görüşme için yeterli alan bulunmadığı için böyle bir olay yaşamış olabiliriz. Sorularının cevabını tam alamadan başka bir yöneticinin adayın mülakat sürecine tekrar baştan aldığı için olay yarım kalıyor. Yönetici olarak merakınız olabilir ama karşınızdaki aday acabalar ile geldiği bir iş yerine heyecan üzerine heyecan yaşaması ne kadar gerekli?

Süreç sonradan normal bir mülakata dönmüş olsa da başlangıç itibariyle kişinin aklında kalıyor. Sürekli koltuğun aynı tarafında oturmayacağımızı tekrar hatırlatmak istiyorum.

 

Oryantasyon Süreci

Oryantasyon Süreci

Bu devirde iş bulmanın ne kadar zor olduğunun farkındayızdır. En azından birçoğumuz için iş bulma süreci çakıl taşları ve kayaları temizleyerek büyük çaba harcamamızı gerektiriyor. İş bulduktan sonra da duygu karmaşası içinde sudan çıkmış balığa dönmüş deyimi gibi hissetmemiz aslında çok normal.

İşsizlik süreci boyunca yaşadığınız psiko sosyal baskının bittiğine sevinirken ne kadar deneyimli olursak olalım defterden yeni bir sayfa açarken yaşadığımız o tazelik duygusunun tüm vücudumuzda barındırıyoruz. Kapıdan girerken acaba diyerek kurmaya başladığımız birçok cümlenin cevabını alabilmek belirli bir süreç geçiyor. Çalışma arkadaşınız ya da üssünüzün iş hayatındaki profesyonelliğine göre bu süreç ya verimli ya da dışlanmış hissederek başlıyor. Gülümseyerek başlayan konuşmanın seyrine göre insanlar ile gelecekte kurabileceğiniz bağlar hakkında ufak tefek ipuçları alıyorsunuz. Belki cümleler belki davranış tarzı belki de beden dilinin konuştuklarını dinlemeyi tercih edersiniz. Bu süreçte önemli olan ön yargılarınızı ve karşınızdaki kişinin o an iş yükümlülüklerinden dolayı da size o tepkileri vermiş olabileceğinizi unutmamanızdır. Özellikle iş hayatına yeni bir başlangıç yaptıysanız öncelikle izlemeyi, dinlemeyi ve gözlemlemeyi unutmayınız.

Değişikliklere acabalara ve iş hayatının aksiyonlarına alışmanız gereken bu sürece hoş geldiniz.Yeni yıl ile umudunuzun yeşerdiği harika bir yıl olsun.Umut,başarı ve sağlık hayatınızdan ayrılmasın.

Kitap Tavsiyesi : İnsan Kaynaklarından Mektuplar-1

İnsan kaynaklarında çalışan,çalışmak isteyen ve insan kaynakları departmanında yolculuğa hazırlanan herkesin okumak isteyebileceği bir kitap serisinin ilk kitabı ile tekrardan herkese merhaba …

Üniversiteye hazırlanıp insan kaynakları hakkında bilgi edinmek isteyen bir öğrenciden insan kaynakları biriminde çalışabilecek bir çalışana doğru iş hayatında yer almak isterken başınıza gelebilecek birçok konuya değinilmiştir. Kitap yedi ana bölüme ayrılarak yeni mezun adaylardan insan kaynakları biriminde tüm pozisyonlarda çalışanlara mektuplar gönderiliyor. İnsan kaynakları biriminin organizasyon şemasında yeri ve diğer departmanlar ile ilgili olan tüm bağlarına değinilmiştir. Her bölümde farklı bir pozisyonda bulunan insan kaynakları çalışanlarına tüm insan kaynakları fonksiyonları hakkında bilgiler veriliyor. Fonksiyonlardan bahsederken 5N 1K yöntemi ile konulara değinilerek okuyucunun peki ya sonra dediği anda aklından geçen diğer sorulara cevap veriliyor. Mektuplarda yer alan önemli birçok bilginin rengi koyu yazılarak vurgulanmış. Mektuplarda kullanılan samimi dil öğrenirken sıkılmak yerine diğer mektupta konu acaba nedir diye düşünürken her mektubun sonunda diğer mektup da yer alan konuya yer veriliyor. Akıcı, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Son bölümde ise yeni mezun ve öğrencilerden gelen mektuplara yer vererek iki yönlü bir iletişime yer verilmiş. Bu bölümde hepimizin dert yandığı kimilerinin yaşayıp kimilerinin göz ardı ettiği konulara değinilerek kitabın içinde farklılıklar arttırılmış.

Şimdiden okumak isteyenler için keyifli okumalar…

Yazar: Özkan BAŞAK

Sayfa Sayısı:115

Dili:Türkçe

Yayınevi: Karina Yayınevi

İlk Yayın Tarihi:2019

Mülakat Sürecine Hazırlık

Mülakat Sürecine Hazırlık

Mülakat sürecinde insan kaynakları uzmanlarının dikkat ettiği ve mülakat sonucunu olumsuz etkileyecek belli başlı noktalar var. Mülakat heyecanından unutursak belki normal karşılanabilir ama bazı konuların üzerine gittiğimizde direk elenme sebebimiz olabilirler.

İş arama sürecinde yeter ki mülakata davet edileyim sonrası kolay mantığı bize birçok konu da zarar verebilir. Öz geçmişimizde yer almasına rağmen gerçekle uyuşmayan kısımlar bulundurmayı tamamen aklımızdan çıkarmamız gerekiyor.Davet edildiğiniz mülakatta yalancı konumuna düşmek hiç de hoş bir durum değil. Bir umut teknik bilgi konusunda insan kaynakları uzmanlarından geçebilirsin ama unutmayın ikinci görüşmeler de üstlerinizin teknik sorularına karşı verebileceğiniz yanıtlarınız size daha olumsuz olarak döner.Bunun yerine bilmediğiniz ya da eksik olduğunuz konularda dürüst davranarak bir puan önde başlayabilirsiniz.

Başvuru da bulunduğumuz pozisyon hakkında hazırlık yaparak karşılaşabileceğimiz soruları az çok hazır olmalıyız. Pozisyon kadar firma hakkında en azından var ise internet sitelerine girip bakarak bazı konular da bilgi edinebiliriz.Kurum kültürü, üretilen ürün,çalışan sayısı ve bize katkıda bulunacağını bildiğimiz diğer hususlar .Bu hususlar sonucu yapılan hazırlık kurum kültürüne uygun giyinip hazırlanarak gitmemizi ve bu pozisyon için verdiğimiz önemi de gösterir.

Bir diğer dikkat etmemiz gereken konu mülakata ebeveyn veya akraba ile gitmek çok olumlu iz bırakmıyor. Uzak yoldan gelmiş olabilirsiniz ama yanınızda bulunan kişi ile firmanın önüne gelmemeyi seçebilirsiniz.

Hocamın dediği gibi ; mülakat süreci insan kaynakları departmanına geldiğimiz an da değil,firmanın dış kapısından girdiğimiz anda başlar.

Kitap Tavsiyesi : BEDEN DİLİ

Uzun bir süre sonra tekrardan kitap önerisiyle geri geldim. Beden dili; birçok insanın hem merak ettiği hem de hobi olarak ilgilenip belirli bir süre sonra bir yerde bırakmayı tercih ettiği bir ilgi alanı. İnsan hayatta bazen tıkandığı zaman birçok konuda insana yardımcı olabilecek bir ilgi alanı.

Kitabın çevirisine özen gösterilmiş ve anlatım bozuklukları bulunmuyor. Eski bir FBI ajanının öğrendikleri ve mesleki hayatı boyunca yaşadığı olaylardan örnek vererek konular bölüm bölüm işleniyor. Kitapta vücut dokuz bölüme ayrılıyor. Her bölümde resimli açıklamalar yazarın yaşadıkları, öğrendikleri ve özellikle dikkat edilmesi gerekenlerden bahsediliyor. Birçok insanın bildiği hatta doğrusunu öğrendiğim de durup düşününce çok mantıklı gelen ilk şey; hepimiz beden dilini okumak denildiği an yüze odaklanması. Aslında yüz bebeklikten itibaren en kolay karşımızdaki insanı kandırabileceğimiz yer. Hatta poker face terimi hemen aklımıza geliyor. Bu yüzden yüz yerine vücudun diğer bölümlerinin göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu vurguluyor. Diğer dikkat edilmesi gereken konulardan biri de kültürel farklılıklar. Kimi kültürde saygı göstergesi olarak bilinen bir hareket bizim kültürümüzde göz ardı edilen bir hareket olabilir. Çok uluslu şirketlerde çalışan insanların bu tarz ayrıntılara dikkat etmeleri gerekir.

Şimdiden hafta sonunda okumak isteyenler için keyifli okumalar…

Yazar:Joe NAVARRO

Sayfa Sayısı:300

Dili:Türkçe

Yayınevi: Alfa Yayınevi

İlk Yayın Tarihi:2008

 

İş Sağlığı ve Güvenliği Sınavı Süreci

İş Sağlığı ve Güvenliği Sınavı Süreci

    İSG uzmanı olmak için üniversitelerin;

  • Mimar
  • Mühendis
  • Teknik Öğretmenler
  • Fen Edebiyat Fizik, Kimya ve Biyoloji Bölümü mezunları
  • İş Güvenliği MYO mezunları bölümlerinin birinden mezun olmak gerekiyor.

 Mezun olunduktan sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kurumlardan teorik 180 saat ve uygulama kısmı ise 40 saatten az olmamak kaydıyla 220 saatlik eğitimden başarılı bir şekilde geçmeleri gerekmektedir. Eğitim yüz yüze ve uzaktan eğitim olarak bir arada uygulanabilmektedir. Kurs süreci tamamlandıktan sonra sınava hazırlanma süreci başlıyor.

Uzmanlık sınavı yılda iki defa 1.dönemi Mayıs ve 2.Dönemi aralık ayında gerçekleştiriliyor. Bu sınav gerçekleşirken İş Yeri hekimliği ve diğer sağlık personelinin sınavı da gerçekleşiyor. İSG uzmanlığı da kendi içinde yeterliliklere ve belirlenen kriterlere göre A,B ve C sınıfı olarak sıralandırılıyor.

Her şehirde sınav merkezi bulunmuyor ve bazı sınavlar gibi adaylara yakın bulunan sınav merkezlerine yerleştiriliyor. 50 sorudan oluşan test sınavı 75dakika da tamamlanıyor. Sınav tarihinden ortalama 1 ay sonra sonuçlar açıklanıyor. İş yeri hekimliği ve İSG uzmanlığı sertifikasını alan adayların 70 ve üzeri, Diğer Sağlık Personeli sertifikasını alan adayların 60 ve üzeri puan almaları gerekiyor.

Sadece soru bankası alıp içine gömülmek yerine sosyal medyada paylaşım yapan birçok sayfa ve grup bulunuyor Akışınıza aldığınızda sosyal medyadan da faydalanmış olursunuz. Ezberlemek yerine anlamayı, 100 200 soru çözüp sınavı kazanmayı beklemektense sınavı hayatınızın bazı alanlara yansıtarak daha fazla soru tarzı ile tanışabilirsiniz.

Şimdiden Aralık ayı sınavı için kolay gelsin…