İş Hayatında Kadın

İş hayatında cinsiyetler arası ayrım kavramı göstermelik ya da bazı iş yerlerinde gerçekten önem verilen bir kavram.Cinsiyetçilik dediğim zaman kadın erkek eşitliğinin olmayışından bahsediyorum yoksa sadece kadınlar ya da sadece erkeklerden bahsetmiyorum. Kadın ve erkek farklıdır ama eşittir sözü hep hoşuma gitmiştir.

Kanunlarla belirli çizgiler ile korunma altına alınsa da iş hayatında cinsiyetçi ayrımlar devam ediyor. Herkese öğretilen ve dillerde gezen şu cümleler genel olarak bazılarını da yaşadığım için gerçekçi gelmiyor. Bu cümleler insanları dış görünüşü ya da bulundukları konuma göre muamele etmiyoruz.Mülakatlar da birçok işe alım uzmanın bildiği üzere dil,din,ırk,özel hayat ile ilgili soruların sorulmaması gerekiyor.İşe alım uzmanının bekar bir adaya evlenmek gibi bir planınız var mı diyerek sorduğunda adaydan ne beklendiğini gerçekten merak ediyorum.Cevap vermek istemese dahi o işi istiyorsa ne yapması gerektiğinin kararını o birkaç saniye içinde karar vermesi gerekiyor.Cevap veremeyen adaya karşılık uzmanın zaten merakımdan sormuştum demesi mesleki olarak gerçekten daha zor bir durum.Uzmanın bu davranışından sonra firma hakkında adayda oluşan izlenim de net oluyor.

Çalışma hayatında ve toplumsal hayatta öğretilenler sonucunda insanları gruplandırmak ve kendinize göre yaptığınız her gruba olan özel davranışlarınız her açıdan gerçekten çok zor bir durum. Sizin gruplandırmalarınız da bulunan yerden dolayı değil tamamen o gruplandırmalar rahatsız edici.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.

Reklamlar

Meslek Dayanışması…

Bazı zamanlarda aynı payda da buluştuğunuz birisiyle aynı soruyu sormanız çok doğal. Neden? Birçok duygu ve düşünceyi irdeleyip duygularımızı dile getirirken bu konuda kendi bakış açımızdan fikirlerimizi bir de bu şekilde iletmeyi istedik.

İnsan Kaynakları alanında çalışan ve bu mesleğe gönül vermiş bireylerin paylaşımcı olmaları gerekmektedir. Meslek dayanışması önemli bir paydaştır. Maalesef günümüzde mesleki olarak destek alacağımız kişi sayımız çok az. Herkes kendi alanında iyi olabilir ama bazen bilmediğimiz ve kararsız kaldığımız bir durumda danışacağımız ya da farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyduğumuzda birilerinin olması çok değerli. Gruplaşmanın ya da kalemini beğendikleri için değil kişiliklerine olan sempatiden dolayı bu ihtiyacı karşılayan kişi sayısı oldukça az.

Sosyal medyada takip ettiğim, yazılarını ilgiyle okuduğum meslektaşlarım var. Sosyal bir varlık olarak insan, hayatı boyunca bilinçli veya bilinçsiz pek çok farklı örgütlenmenin bir parçası olur. Eğitimden çalışma hayatına, arkadaş çevresinden kültürel çevresinden toplumsal hayatın devamlılığı, dayanışma ve yardımlaşma ortak sorunları çözme, bireysel çıkarlar ve tatmin gibi pek çok nedenle görev ve sorumluluklar edinir.

Herkesin sürekli sorduğu soru Bloggerlara ne oldu?

  • Bazı bloggerlar iş hayatında yaşadıklarını tamamen yazdıklarına yansıtamadıkları için kendilerini sorgulayıp yazmayı bıraktılar
  • Bazı bloggerlar blog yazılarının iş hayatında mobbing konusu olmasına ve yazdıklarının çalışma ortamını etkilemesi sonucu yazmayı bıraktılar.
  • Bazı bloggerlar sıkıldıkları, tükendikleri için ve hayat onlara başka yollar çizdiği için yazmayı bıraktılar.
  • Bazı bloggerlar ise isteklendirme kaynaklarına ve eleştirilere karşı yazmayı bıraktılar.
  • Bazı bloggerlar ise blogunu amaç mı araç mı olduğunu netleştiremedikleri için yazmayı bıraktılar.

Meslek dayanışması sürecinde İnsan kaynakları alanında maalesef pek de destek olamayan birçok meslektaşımla aynı mesleği icra ediyor olmak üzücü. Demem o ki paylaşılmayan bilgi ve yöntemler çoğalmadıkça ik uzmanları bir alanda toplansalar bile verimli bir etkileşim olmayacaktır. Etkileşimin devamlılığın sürdüğü ve blog yazılarını yazmaya devam eden bloggerların sayısının arttığı bir yıl geçirmek dileğiyle…

Mülakat Anıları-1

Mülakat Anıları-1

Mülakat süreci işveren ve insan kaynakları departmanı için zor bir süreç olduğu gibi iş arayan adaylar için de birçok zorluğu bir arada barındırıyor. Firmanın kurumsallığı, insan kaynaklarında çalışan kişilerin profesyonelliği ve insana bakış açısı bu sürecin zorluk derecesini belirliyor.

Görüşmeye davet ediliş biçimi birçok şeyi belirtse de işsizlik sürecinin maddi ve manevi deformasyonu kişilerin bu ayrıntıları göz ardı etmesinin temelini oluşturuyor. Merhaba dedikten sonra sizi mülakata davet ediyoruz demeden önce kendini ve temsil ettiği firmayı belirtmeniz gerekiyor. Çünkü birçok firmaya başvuru yaptığınız zaman firmanın hangisi olduğunu bilmek gerçekten zor. Adayı yarım saat sonra mülakata davet etmek yerine öğleden sonra belirli bir saate davet edebilirsiniz. Süreci hızlandırmak isteyebilirsiniz ama her dakika psikolojik olarak yarım saat sonra mülakata gideceğim diye insan beklemiyor.

Görüşme sürecine geldiğimizde beden diline çok takılmamalıyız ama insana değer veren uzmanlarda dikkat ettiğim kadarıyla tokalaşmak ya da adayın oturacağı yeri göstermek daha motive edici oluyor. Masa da oturup beklemek adayın da o heyecanla bulduğu yere oturmasını normal karşılamak gerekiyor. Mülakata paldır küldür başlamak aday için de görüşmeyi yapan kişi içinde gerginlik yaratıyor. Zaman çok değerli kesinlikle biliyorum ama adaylarında umutları var hatırlatmak istiyorum. Kâğıt israfına karşıyız ama özgeçmişinizin kullanılmış parçalanmaya hazır kâğıtlara basılması çok hoş durmuyor. Teknolojiden faydalanabilirsiniz ya da kâğıdı çift taraflı kullanabilirsiniz.Adaylara konuşma fırsatı vermek ve sorgu tarzı art arda soru sormak arasında net farklılıklar var.

Görüşme süreci bittikten sonra sonucun olumlu ya da olumsuz belirtildiği zaman insan yolunu ona göre çiziyor. Görüşmeye davet edilirken yapılanlar ve görüşme sürecinde yaşananlar adaya sonucu az çok tahmin ettiriyor.

Masanın her zaman aday ya da görüşmeci tarafında kalmayacağız, kalmayacaksınız…

Peryön Kongre’den Bana Kalanlar

Peryön Kongre’den Bana Kalanlar

Peryön 26.İnsan Yönetimi Kongresi 1-2 Kasım tarihlerinde ‘bugün: yarın, gelecek… ‘ temasıyla gerçekleştirildi. Erdem Özdemir moderatörlüğünde İş İlişkilerinin Geleceği ve Hukuk oturumu Av.Hasan Erdem ve Av.Deniz Güngör ile gerçekleştirildi. Çalışma mevzuatındaki birçok değişim ve gelişim sonucunda gün geçtikçe artıyor. İnsan kaynaklarının kapsam alanı genişledikçe yeni soru ve sorunlar ortaya çıkıyor. Yapay zekânın iş hayatının da var olacağı ve güvenlik görevlisi gibi mesleklerin belirli bir süre sonra insanların yerine yapay zekânın geçeceği belirtiliyor. Çalışma türleri değiştikçe bunun devamında gelen sorular da artıyor. Evde çalışmada iş kazaları neleri kapsayacak sınırlar neler olacak?

Kişisel verilerin korunması gereğinden fazla üzerinde durulması gereken bir konu para cezalarından hapis cezalarına kadar uzanan bir yol. İşe alımda hangi bilgilerin ne için kullanacağı ve bu bilgilerin saklanmasına özen gösterileceği işe yeni başlayan adaylara belirtilmesi gerekiyor. Şirket içi ve şirket dışı tüm bilgiler toplanıp saklanmalıdır. Kişisel verilerin korunması insan kaynakları, bilgi işlem ve işverenin sorumluluğunda olduğu unutulmamalıdır. Hassas verilerin toplanma sebebi belirtildikten sonra rızasının alınması gerektiği unutulmamalıdır. Belgelerin geçerliliği için her sayfa için ayrı ayrı imza alınması gerekmektedir.

Yapay zekâ zamanla iş arkadaşımız olarak takımımızda yer alabilecek. Yapay zekâda unutulmaması gereken verilen bilgilerde gerçekleşebilecek herhangi bir sorun yapay zekânın işleyişinde sorunlara yol açabileceğidir. Örneğin; Amazonun kendi yapay zekâsını cinsiyetçi olduğu için kapatması gibi. Asıl sorunun yapay zekâya verilen bilgiler olduğunu da hatırlatalım.

Nazik daveti için Sayın Özlem Hanıma ve tüm PERYÖN ekibine çok teşekkür ederim.

Emeğinize sağlık.

Oryantasyon Süreci

Oryantasyon, dilimize Fransızcadan orientation kelimesinin karşılığı olarak yer bulmuş. İşe yeni başlayan kişinin yeni çalışma ortamına daha kısa sürede alışması ve çalıştığı kurumla kuracağı aidiyet bağının daha sağlam olması için yapılan mesleki ve psikolojik çalışmaların tümüdür.Yeni bir iş ortamına alışmak kişinin ve gittiği ortamda çalışan iş arkadaşlarının tutumlarının bir bütünü olarak değerlendirilirse olumlu ya da olumsuz sonuçlanabiliyor.

Yeni çalışmaya başlayacak kişinin iş hayatında yaşadıkları ve yeni bir ortama uyum sağlaması gerektiği için başlangıçta merak kaygı ve kendini kanıtlama duygularının arasında boğulduğu unutulmamalıdır. Oryantasyon süreci çalışana mesleki ve teknik birçok konuda yardımcı oluyor. Kurum kültürü, kurumun tarihçesi vizyonu misyonu ve yazılı yazısız uyulması gereken kurallar.

Oryantasyon süreci firmanın büyüklüğüne, çalışan sayısına ve firmanın uyum sürecine yaklaşımına göre değişiklik gösteriyor.
Birçok kişi mülakat sürecinde maalesef tam olarak bu bilgileri net öğrenemiyor.Çalışanda her gün yeni bir iş tanımıyla tanışınca motivasyonu etkileyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

İlk işe başladığınız gün direk çalışma masanıza alınıp gerginlik içinde beklemek çalışacak kişiye fazla bir yardımı dokunmuyor. Çalışma arkadaşlarıyla tanıştırarak daha sonra oluşabilecek sorunlara neden olmamak gerekiyor. Özellikle organizasyon şeması ve unvanlar konusuna çok dikkat etmek gerekiyor.

Oryantasyon süreci birçok firmada on dakikalık eğitimler sonucunda imzalanıp dosyalara kaldırılan eğitim formlarıyla kalıyor. Zaman yönetimi de önemli ama çalışanınızın verimliliği arttırıp belirli bir süre sonra takım oyuncusu olarak davranmasını istiyorsanız; takımın bir parçası gibi hissetmesinin ilk aşaması oryantasyon sürecinin formlarla sınırlı kalmamasına bağlı.

Keyifli Okumalar…

Kitap Tavsiyesi : Hıdır Kişisel Gelişiyor

Hıdır Azgören kitabın başlıca kahramanıdır.42 yaşında birçoğumuzun devlet memuru dediğimiz an aklımıza gelen gözümüzün önünde canlanan tam olarak o kişidir. Geçmişine bağlı ve birçok alanda kendini sınırlarını zorlayan biridir.

Kitap konunun akışı bozmadan bölümlere ayrılmıştır. Her bölümün sonunda sizi konuyla ilgili bir karikatür ve hikâye bekliyor. Bazen konunun sonunda yer alan hikâyeler diğer bölümün başına köprü olarak bağlanıyor. Sade ve akıcı bir dil kullanarak elinize aldığınızda kısa bir sürede okuyacağınız merak duygunuzu uyandırarak size kitabı kısa bir sürede bitirtiyor. Sadece devlet memuru olarak değil yıllarca aynı iş yerinde çalışmış birinin aile hayatı iş hayatı ve arkadaş çevresinde günlük hayatta duyabileceğimiz görebileceğimiz birçok yere değiniliyor. ‘Ferrarisini Satan Bilge’ kitabıyla kişisel gelişim sürecini başlattıktan sonra kitapta yer alan süreçleri kendi iş hayatında uygulamaya başlayınca macerası başlıyor. Kişisel gelişim üzerine yazılmış bazı eserlerden alıntılar yapılıyor. Bu alıntılar bazen olumlu bazen de olumsuz olabiliyor. Bu yorumlar da daha kapalı anlatım kullanılıyor. Hıdır Azgören’in bazı bölümler de kızıyla konuşarak farklı bir bakış açısının konu hakkındaki düşüncelerine yer veriyor. Kitabın son bölümünde kızına okumasını önerdiğimler kitapların yer aldığı bir listede yer alıyor.

Şimdiden hafta sonunda okumak isteyenler için keyifli okumalar

Yazar:Ahmet Şerif İZGÖREN

Sayfa Sayısı:176

Dili:Türkçe

Yayınevi: Elma Yayınevi

İlk Yayın Tarihi:2016

İlk İş Günü İçin Öneriler

İlk İş Günü İçin Öneriler

Yeni heyecanlar yeni başlangıçlar…
İnsan iş hayatında her zaman aynı kurumda kalmıyor. Bazen tercihler bazen daha iyi başlangıçlar bazen de yerinde saymamak için değişiklikler yenilikler hayatımıza yön veriyor.
İlk iş günü genel de heyecan panik bir arada yaşanıyor. Omuzlarınızın üzerinde yaşadığınız o ağırlık zamanla hafifleyeceği için endişeye kapılmayın. Herhangi bir negatif duyguya kapılıp çalışma ortamınızı tanırken acabalarla boğuşmayın. Günün büyük bir bölümünü geçireceğiniz yerde huzura ve pozitif enerjiye ihtiyacınız olacaktır. Güvenlik kapısından girdikten sonra insan kaynaklarına yönlendiriliyorsunuz ve yasal anlaşma süreciniz tamamlanıyor. Bu yüzden çalışan kurum hakkında ilk izlenimlerini insan kaynakları departmanından ediniyor. Çalışacağınız departmana yönlendirilip ilk tanışma sürecini tamamlıyorsunuz. Oryantasyon eğitimini tamamladıktan sonra çalışma ortamınızla baş başa kalıyorsunuz. Kendinizi yalnızlaştırma ya da ortama ait olamama duygusuna kapılmayın. Benzer bir işte çalışıyorsanız zaten daha önce yaptığınız görev ve sorumlulukların benzerini yerine getireceksinizdir. Farklı bir işte başlangıç yaptıysanız zaten iş başvuru ve mülakat sürecinde kendinize güvenmiştiniz ve bu adımı atmıştınız. Sakin bir şekilde adapte olmaya bakın. İlk günden kendinizi tanıtma fırsatınız olacaktır ama kendinizi kanıtlama sürecini zamana bırakın.
Daha önce iş hayatınızda yaşadıklarınızı bir kenara bırakın ve yeni bir yolculuğa başladığınızı unutmayın. Ön yargılara, eski iş yerinizde yaşadığınız kişilerle kıyaslamalara ve olumsuzluklara odaklanmayı bir kenara bırakın. Şimdiden iyi şanslar…