İş Analizinden Ergonomiye

Ergonominin temel felsefesi İşin çalışana değil, çalışanın işine uyumunun esas alınmasıdır. Ergonominin göz ardı edilmesi ya da uygulamadaki detayların gözden kaçırılması çalışanların tüm hayatını etkileyecek boyutlara kadar gelebilir. Örneğin; iş kazaları,meslek hastalıkları ve bunların sonucunda ölümler.

Çalışanların vücut duruşunun işin genel yapısına uygun olması öneriliyor. İşin genel yapısının bilinmesi için iş analizlerine başvurulur. İş analizleri sonucu işin avantajları ve dezavantajlarına ulaşılır. Ayakta yapılması gereken işler için kişilerin boyu el göz koordinasyonu ve çalışacakları alanların yüksekliğinin boylarına uygun olması gerektiği ölçümlerin sonucuna yapılan iş analizleri verilerinin sonucunda ulaşılabilir. Mavi yaka ve beyaz yaka için ayrı ayrı yapılan iş analizleri sonucunda ulaşılan veriler dikkate alınarak işe alım süreci gerçekleştirilmelidir. İnsan kaynaklarının uygun işe uygun kişinin alınması sonucunda çalışanın sağlığını güvence altına alıp personel devir oranını azaltılabilir. Genel çerçeve de işe alım, iş kalitesinin azalması, isteklendirme gibi maliyetlerin yükümlülüğü altına girilmez.

  • İş hem ayakta hem de oturarak yapmaya elverişli olmalıdır. Genelde oturarak aynı işi yapmak tercih ediliyor.
  • Çalışılacak alanın yüksekliği yapılan işe ve kişinin boyuna bağlı olarak desteklenmelidir.
  • Ayakta durma ve oturarak çalışma aynı iş için sürekli hale getirilmesindense belirli periyotlarla değişim yapılmalıdır. Yorgunluğu azaltır ve motivasyonu arttırır.
  • Ellerle yapılan işlerde doğru yer yüksekliği verimliliği yükseltir. Çoğu iş için en iyisi direk hizasıdır.
Reklamlar

Kitap Tavsiyesi:Dünyaca Ünlü İşletmelerde İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları

Kitap, farklı sektörlerde yer alan farklı kültürlere sahip işletmeleri bölüm bölüm ele alıyor. Ele alınan her bölümde işletmelerin bugüne kadar ya da hala kullandıkları insan kaynakları uygulamalarına yer veriliyor.

İşletmeler birçoğumuzun hemen aklına gelebilecek işletmeler olduğu gibi markalarını bilip işletmenin adını yeni öğrenebileceğimiz işletmeler de olabilir. Her bölüm işletme ile ilgili bir karikatür ile başlayıp sorular sonlandırılıyor. İnsan kaynaklarına dair kulaktan kulağa ya da bu uygulamayı yapan işletme var mı diye düşündüğümüz birçok soruya cevap veriyor. Bazı bölümlerde o işletmelerin üst düzey yöneticileriyle yapılmış röportajlara yer veriliyor. İşe alım, kariyer ve eğitim gibi insan kaynakları fonksiyonlarına birçok işletmeye ayrılan bölümde yer veriliyor. Bazı işletmelere ayrılan bölümlerde sayısal veriler, istatistikler ve tablolara yer veriliyor. İnsanın değer olarak algılanıp bu yönde çalışmalar yapan işletmeleri okurken her şeyin kar amacı güdülerek yapılmadığını görmek gerçekten umut verici.

Kitabın son bölümünde insan kaynaklarına dair birçok kişinin sorduğu sorulara olumlu ve olumsuz açıdan bakarak cevaplanıyor. Cevaplanırken kitapta yer verilen işletmelerin bu sorulara yönelik uygulamalarına yer veriliyor ve üst düzey yöneticilere bu sorular yöneltildiğinde verdiklere cevaplara yer veriliyor.Hafta sonunu daha da güzelleştirmek için okunacaklar listesine alabilirsiniz.

Şimdiden keyifli okumalar…

Yazar:Habibe TOSUN,Ayşe KOCABACAK

Sayfa Sayısı:208

Dili:Türkçe

Yayınevi: Eğitim Kitabevi Yayınları

İlk Yayın Tarihi:2015

Kitap Tavsiyesi: 5N1İK

5N1İK

Kitabın hikayesi , yazarın insan kaynakları alanında çalışanlarına yardım etmek için attığı twittleri bir kitapta toplamasıyla başlıyor.Her tweet bir bölüm olarak işlenip açıklaması yapılırken bazen anılara bazen kavramlara bazen de olabilecek olumlu olumsuz durumlardan bahsediliyor.İnsan Kaynaklarında birçok konuya samimi bir şekilde değiniyor.Yazarın iş hayatında yaşadıklarını ve yaşadıklarının doğurduğu sonuçlardan bahsediyor.

Kitabın adı birçok kişiye tanıdık geliyordur. Çalışanı ilgilendiren ve etkileyen her hangi bir değişimde (5n1ik; ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden) sorularına tek tek cevap vererek odalar ardında kararlar verip sonuçlarını çalışana söylemek yerine belirli aşamalarda çalışanlara söz hakkı tanıyarak ilerlemenin gerektiğini anlatıyor. Her çalışanın farklı bir kişiliğe sahip bireyler olduğunu hatırlatıp değişimler sonucu yüzde yüz memnuniyet beklememek gerekiyor. İşe alımdan işten ayrılma sürecine kadar göz ardı edilen kavramların gerçekte de var olduğunu hatırlayarak adım atmak gerekiyor. Yanlış işe alımın sonuçları, yetenek yönetimi ve eğitim süreçlerinin insan kaynaklarına olumlu olumsuz dönüşlerinden bahsediliyor. İş hayatıyla ilgili birçok nasıl sorusunun cevabını da alabiliyorsunuz. Örneğin; bu kişi buraya nasıl gelmiş gibi. Şirketin günah keçileri ilan edilen insan kaynakları departmanının bu nitelendirmeden kurtulmasına yönelik fikirler veriyor. İnsan kaynakları departmanın sadece yöneticileri ya da sadece çalışanları haklı görmek yerine arada köprü kurması gerektiğini hatırlatıyor. Kitabın içerinde sade bir dil kullanılıp insan kaynakları terimlerine ve bilgilerine de yer veriliyor. Bilgilendirici yönü ile insan kaynakları öğrencilerine bir artı daha katacak bir kitap. Hafta sonunu daha da güzelleştirmek için okunacaklar listesine alabilirsiniz.

Şimdiden keyifli okumalar…

Yazar: S.CİHANGİR KAVUNCU

Sayfa Sayısı:172

Dili:Türkçe

Yayınevi: Humanist Kitap Yayıncılık

İlk Yayın Tarihi:2015

İş Hayatında Küçük Çığ: Dedikodu

İş Hayatında Küçük Çığ: Dedikodu

Çocukken birçoğumuz kulaktan kulağa oynamışızdır. Çocuk masumluğuyla bile cümlenin ilk söylenen hali ile son hali arasındaki farka ne kadar şaşırırdık. Çocuktuk masumduk ve daha iyi niyetliydik. Birde bu oyunun iş hayatında olan halini düşünün.

Büyüdük, değiştik ve geliştik. İş hayatına girdik ve stres topuna dönüştük ya da dönüştürüldük. Birçoğumuz astımızın üstümüz hakkında konuşurken bazen o kişilere olan duygularımızı ifade etmek için bazen de sinirimizi konuşarak atıp rahatlamak için dedikoduya başvuruyoruz. İş yerinde etik kavramını hatırlasak yazılı kalmaktan ileri gidip iş hayatına az bile olsa yansısa zaten dedikoduya başvurmayız. Bazen doğru haberler bazen bu haberin üzerine bin katılarak değişik bir biçim aldırılan konular ve bezen de duygularımızı sonuçlarını düşünmeden dışa vurma ihtiyacımızla bir konu yaratmış oluruz. Konular konuşulurken aman zaten konuşuluyor diyerek önemsemezsek herkes birden kenara çekildiğinde elimizde kalan ateş topuna çok fazla da şaşırmamalıyız. Bu konuşmalar eskiden beri kulaktan kulağa anlatılırken bazıları efsaneleşerek anlatılırken teknolojinin getirilerinden biri olan whatsapp gruplarını unutmamak gerekir.

Bu küçük çığ sizin veya başkalarının işten çıkmalarına yâda sevgili iş arkadaşlarınızın imalı bakışları ve tavırlarıyla baş başa kalmanıza da neden olabilir. Sahte haberlerle çekişmeler yaşanan pozisyonlar için koltuğunuzdan olmanıza bile sebep olabilir. İnsan sosyal bir varlık ve günümüzün büyük bölümünü geçirdiğimiz iş yerlerinde konuşmak sohbet etmek en doğal ihtiyacımız. Sadece bu ihtiyacımızı karşılarken sohbet etmek ile dedikodu çığı altında kalmanın farkını unutmamalıyız.

Kitap Tavsiyesi: İşte Mülakat

İş hayatına girmek için aday olarak tüm yeterlilikleri ve gerekleri sağladıktan sonra şirketler açısından kapıyı açmanın ilk yolu iş başvurusu ve sonraki süreçte davet edilirseniz mülakat sürecidir. Kitabı okurken iş hayatının öyküleştirilmiş yüzünü görüyoruz. Birçok uzmanın dile getirmek istemediği gerçekleri ve iş hayatının komik yanlarını bir arada bulabilirsiniz.

Kitap bölümlerden oluşuyor. Her bölüm kendi öyküsüyle okuyanda bende bunu ya da benzerini yaşamıştım dedirtiyor. Bazen adayların bazen insan kaynakları uzmanlarının yaşadıkları zorluklara değiniliyor.  Bazı mülakat anılarından yaşanmışlıklar aktarılıyor ve gerçekten bu yaşanmış olabilir mi diyorsunuz kendi kendinize. Mülakat diyaloglarını okurken birçok duyguyu birden yaşıyorsunuz. İş hayatında kullanılabilecek bilgiler öyküleştirerek anlatılıyor. Bu açıdan da heyecanınıza yenik düşmedikçe mülakatta nelere dikkat edebileceğinizi öğreniyorsunuz. Son bölümde ise özgeçmiş hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğine değiniliyor.

Herhalde uzmanlar için en zor durumlardan biri de nitelik yönünden önde olan adayın diğer aday gibi tanıdıkları olmadığı için yeteneklerin ve firmalar için gerçek değerlerin nasıl yarışta geri de bırakıldığı anılardı. Mülakat sürecinde adaylara soru sorma aşaması geldiğinde sordukları sorular ve verilen örnekler ilginçti. Hafta sonunu daha da güzelleştirmek için okunacaklar listesine alabilirsiniz.

Şimdiden keyifli okumalar…

Yazar: Mehmet ERKAN & Oğuz ERDOĞAN

Sayfa Sayısı:248

Dili:Türkçe

Yayınevi:Elma Yayınevi

İlk Yayın Tarihi:2009

İş Arama Maceraları

İş Arama Maceraları

İş ararken birçok konuda tecrübe de ediniyoruz. Anılar biriktirip iş hayatında kullanmak istersek kullanabileceğimiz dersler çıkarıyoruz. Bu süreç birazda olaylara bakış açımızla ilgili. İş ilanları ile gerçek yapılacak iş arasındaki farkları başvuru sürecinde bilmek çok zor. Yaşadığım ve yaşanılan bazı anıları paylaşmak istiyorum.

İnsan kaynakları departmanın da bir pozisyon için ilan çıkılıyor. Görev tanımı da pozisyona göre sabit cümlelerle belirtilmişti. Görüşmeye gitmeden önce pozisyon hakkında bir tanıdık aracılığı ile görev tanımını öğrendim. Aslında insan kaynaklarına değil de firmaya sekreter aranıyormuş. Tüm insan kaynakları süreçleri genel merkezden yürütülüyormuş işe alınacak kişiden beklenen telefonlara bakıp kargo takibini yapmakmış.

Merak ettiğim neden insan kaynakları departmanı diye ilan açılıyor? Tam olarak firma sekreteri ve insan kaynakları departmanı ile işleyecek süreç belirli bir oranda dahi açıklansa daha mantıklı olmaz mı?

Bir diğer olay ise; üretim sektöründe olan bir firmaya makine mühendisi olarak ilan açılıyor. İlanda cinsiyet belirtilmiyor. Başvuru sürecinden sonra arkadaş araya tanıdıklar koyup neden başvurusuna dönüş yapılmadığını soruyor. Çünkü sağlam referanslar sayesinde şirket içinden de ismi iletilmiş. Asıl gerçekleşen ise, aradıkları adayı zaten belirlediklerini sadece müdürlere personel arayış sürecinin devam ettiğini göstermek için ilanın durduğunu ve işe alınacak adayın erkek olması gerektiğini öğreniyor.

Bu ve bunun gibi birçok olay yaşanıyor. Kıssadan hisse her zaman mükemmel olmayan aday, insan kaynakları uzmanı ya da işveren değil. Bazen çok farklı olaylar yaşanıyor. Bu yüzden umutlar her zaman taze tutulmalı.

Kitap Tavsiyesi: Bir İnsan Kaynakları Masalı

Öğrencilik hayatımın ilk yıllarında hocamın bu kitap ile ilgili şunu dediğini net hatırlıyorum: Bu kitabı öğrenciliğinizin ilk yıllarında, mezun olup iş arama sürecine girdiğinizde ve iş hayatınıza adım attığınızda tekrar okumalısınız. Çünkü sizin konumunuz değiştikçe kitaptan size kalacaklar da değişiyor. Bu tavsiye ile kitaba yaklaşınca sözün doğruluğu en azından benim hayatımda doğrulandı.

Kitapta yeni mezunumuz Ezginin iş arama sürecinden bir yıl sonunda nasıl terfi aldığını anlatan bir maceradan bahsediliyor. Bence macera tadında bir süreç çünkü; çalışan bir kişinin iş hayatında kendini kanıtlama, iş yeri dedikoduları ve mobbing kavramlarının netliğini birçok ofiste yaşandığı netliğiyle aktarılmış.İnsan kaynakları ve personel yönetimi mantığıyla çalışan kişilerin durumlara nasıl baktığı net bir şekilde fark ediliyor.Yaratıcı eğitim,koçluk gibi birçok firma için yeni olan kavramlarda iletişimin ve empatinin önemi birçok yerde fark ediliyor. Ezginin iş hayatında karşılaştığı yanlış olay ve durumlar için bir gün kendide o pozisyona geldiğinde neler yapıp neler yapmayacağı her bölümün sonunda yer alıyor. Kitaptaki insan kaynakları ekibinde hangi karaktere kendinizi benzetirseniz dışarıdan nasıl göründüğünüze dair bir fikriniz olabilir. Öz eleştiri içinde bir nedeniniz daha olur.

Şimdiden keyifli okumalar…

Yazar: Özden ASLAN

Sayfa Sayısı:240

Dili:Türkçe

Yayınevi:Elma Yayınevi

İlk Yayın Tarihi:2006